31 Ocak 2012 Salı



Arabeskin bile damarını çatlatmak istiyorum bugün !
Hakkımdır.
Çünkü durum, fazlasıyla arabesk.
Birini seviyorum, bugün doğum günü ve yanında değilim.
Yeterince arabesk.
Nasıl olsa yazdıklarımın hiç birini okuyamayacaksın.
Dilediğim gibi dökebilirim içimi.
Bazen bir insanı hayatından çıkarırsın ya da ona o şekilde gösterirsin.
Ama aslında bilirsin ki o hayatındadır, tam merkezinde.
Evet sevgilim, bugün senin doğum günün.
Ve ben sonunda ayrılacağımızı bildiğim halde, sevgilim olduğun zamanlarda bile bunu düşünürdüm.
Alışveriş yaparken kendi reyonlarım dışında bir de erkek reyonlarına göz atardım mesela.
Son 2 ay kaldı !
Çok güzel olmalı, şaşırmalı, sevinmeli ve tabi mutlu olmalı.
Kafamda bir sürü plan, yapılacak bir sürü sürpriz !
Sabah sen uyanmadan evine gelip seni elimde doğum günü pastanla uyandıracaktım.
Elimde bir kutu, kutunun içinde hepsinin ikimiz için anlamı olan ufak hediyeler,
Küçük notlarda seni ne kadar sevdiğimi anlatıyorum falan..
Ve bunların dışında esas hediye de var tabi.
Sonra kulağına fısıldayacaktım
‘İyi ki doğmuşsun, iyi ki tanımışım seni sevgilim, hep yanımda kal’ diye.
Hepsi hayal, hepsi bir düşünce olarak kaldı tabi.
Şimdi sen ve yanındaki sevgilin..
Neyse neyse o kadar arabesk olmayacağım, korkma.
Yanında olup kulağına fısıldamak yerine  yazıyorum bende;
Doğum Günün Kutlu Olsun, Benim Tatlı Süt Köpüğümm.


Bu günün şarkısı bu olsun;

6 Ocak 2012 Cuma

Niye yapıyorsun bunu ?



Yokluğuna alışıyorum artık mesajlara "acaba o mudur ?" diyerek bakmıyorum derken;
Sen mesaj atıyorsun.

Yılbaşında beni davet etmek için attığın tek mesajla ailemin güvenini sarsmak pahasına bana verdikleri dershane taksitini senin çağırdın mekana ve giyeceğim kıyafete yatırdım.
Neyse ki staj maaşım var onunla dershane taksitini geri yatıracağım.
Ve bunun için bile sana kızamıyorum.
Nasıl yapıyorsun, nasıl başarıyorsun bilmiyorum ama yapma.
Lütfen yapma.
Yaklaşma bana.
Hep zarar veriyorsun.
Uzak dur.
Lütfen !

Bu gün yine mesaj attın.
Hala telefonun ekranında senden mesaj geldiğini görünce mutlu oluyorum.
"Bana kıyamazsın seni tanıyorum" dedin.
Ama bu sefer başarılı olamadın.
"Uzak dur benden" dedim.
Bunu söyledikten sonra saatlerce ağlasam da sonuç olarak söyledim.

-Senden vazgeçemiyorum ama bunu bilmeni istemiyorum.


-Bir kez daha gelirsen bu kadar dayanıklı olamayabilirim, o yüzden lütfen gelme.
-Lütfen gelme.
-Lütfen gelme.
-Lütfen gelme.
-Lütfen gelme.


-Lütfen gel ama gitme.-

31 Aralık 2011 Cumartesi

11 Aralıktan bu yana 2 kez daha falcıya gittim biri Zırtapoz için dönmeyecek dedi diğeri yılbaşında dönecek barışacaksınız dedi.
Geçen cumartesi zırtapozun hastanede yattığını duydum dayanamadım aradım.
Geçmiş olsun, neyin var deyip kapattım.
Aradan 2 gün geçti mesaj attı.
"Teşekkürler aradığın için, sesinin duymanın iyi geleceğini tahmin etmezdim doğrusu" dedi.
Ay bende bir mutluluk.
Aldığım en güzel iltifat, duyduğum en güzel cümle bu.
"Rica ederim" dedim uzatmadım.
Sonra aradan 2 gün daha geçti yine mesaj.
Yılbaşında benimle falanca yere gelir misin beraber olalım diyor.
Ay kalbime inecekti.
ık mık dedim, azıcık naz yaptım, sonra peki gelirim dedim.
Bunu duyan arkadaşlarım deyim yerindeyse -ki bence gayet yerinde- ağzıma sıçtılar.
Ama ben kararlıyım gidicem.
Sonra dün gece oturdum 2 saat düşündüm.
Evet abartısız odama kapandım 2 saat düşündüm.
Ne yapıyorum ben bu çocuk beni aldattı,
barışsak tekrar sevgili olsak yine bitecek ve ben ayrılığın ilk günlerini tekrar yaşayacağım.
Ayrıca yaptığı onca şeyden sonra onu hemen affetmem saçmalık,
ben bu kadar gurursuz olamam dedim ve Zırtapoza mesaj attım.
Ben gelemeyeceğim, seninle görüşmek istemiyorum, sana hala kızgınım, arkadaş kalmak istemiyorum, bundan sonra merhaba merhaba daha fazlasını yapamıcam falan dedim.
Ne dese beğenirsiniz 'Daha fazlasını istediğimi sanımıyorum bu nerden çıktı'


Yiğitliğe bok sürdürmüyor.
Yine uzatmadım 'Neyse sorun olmadığına sevindim' dedim.
Şimdi başka bir kızla gidiyor yılbaşını kutlamaya bende başka bir erkek arkadaşımla gideceğimi ortak arkadaşlar aracılığıyla duyurdum ona.
Verdiğim değeri hiç hak etmeyen Zırtapoza hala aşığım ama doğru olan ondan uzak durmam.

'Uzağındayken de canımı yakmayı başarıyorsun, sana çok yakın olduğumda da. Sana hayranım sevgilim '

11 Aralık 2011 Pazar

Fala inanmaaa !



"Fala inanma falsız da kalma" demiş atalarımız.
İyi demiş hoş demiş de ben inanıyorum, kapılıyorum büyüsüne :(

Geçenlerde ruh halim çok falcıydı.
Arkadaşımı ayarttım gittik.
Kahveden nefret ederim ama onu bir içişim vardı su gibi.
Şipşak kapattım, soğumasını bekledim, sıra bana geldi.
Ay bir heyecan bir korku.
En son bu duyguyu 7 yaşımda romatizma iğnesi olurken yaşamıştım.
Öhhöm neyse efenim kadın beni aldı odaya fincanı bir açtııı,
Amaan ya rebbiiiiiiim ! Kız neyi taktın bu kadar kafaya kim üzdü seni ! diye bağırdı.
Zırtapozu gördü, ay bu çocuk çok dengesizz dedi.
Zırtapozun en belirgin özelliği dengesizliği doğru söylüyor.
Bu çocuk seni çok üzmüş ama çok pişman döncek o sana,
sen de affetmem falan diyorsuuun ammmaa çocuğu görünce dayanamıyorsuun, affetcen bal gibi dedi.
Duruyor duruyor, bu çocukla tekrar birlikte görüyorum ben sizi diyor.
Bende bir mutluluk bir mutluluk, sanki zırtapoz bana tekrar dönmüş barışmışız gibi.
Allaaaam ya rebbim ağzın bal yesin emi kııız deyip boynuna atlayasım geldi falcı kadının da sakinliğimi hanımefendiliğimi bozmadım.
Kadın konuşuyor ben hala "ay dönecekmiş" diye düşünüp pişmiş kelle gibi sırıtıp kadının hiç bi dediğini takmıyorum.
Ben de nazar varmış, talip çokmuş, beğenen çokmuş vs vs diye egomu okşayacak sözler söylüyor ama benim hiiç umurumda değil.
Ben duymuşum duyacağımı, uçmuşum havalara, "bok gibisin sıfatın kıçıma dönmüş" dese yine moralimi bozamazdı yani.
Falcının etkisiyle bütün gün pişmiş kelle gibi gezdim ancak  yavaş yavaş etkisinden çıkıp gerçekle yüzleşiyorum.
Zırtapoz yok ve asla dönmeyecek.

2 Aralık 2011 Cuma

Karar aldım, seni sensiz yaşıyorum.



Zırtapoz sevgilisinden ayrılmış ama barışmaları yakındır.
Neyse..

Ona çok kızgın olduğumu düşünüyor.
Yakın arkadaşım olan Arı Maya'nın sevgilisi Tutkuluk Zırtapozun arkadaşı.
Geçen gün Arı maya, ben, Tutkuluk beraberdik.
Tutkuluk Zırtapoza söylemiş beraberdik senden konuştuk falan diye
Zırtapoz da arkasından küfür edip etmediğimi sormuş
Tutkuluk da 'etmedi' deyince şaşırmış.

Onu facebook'dan sildiğim ve telefonda 'senden nefret ediyorum' diye bağırdığım için
bu kez gerçekten kızdığımı düşünmüş herhalde şapşal
ama ben ona uzun süre kızgın kalamam ki :)

Ona hissettim şey aşk mı, alışkanlık mı bilmiyorum ama
Yaşadığım duygu her neyse,
Canımı ne kadar yakarsa yaksın,
Ne kadar üzülürsem üzüleyim,
Bu yaşattığı duyguyu seviyorum.

Emin olduğum tek duygu onu seviyorum.
Bi aşkla ya da değil ama seviyorum.

Benim olmasını da istemiyorum.
Asla dönmeyecek, dönse bile affetmeyeceğim ama
bu duyguyu yaşamaya devam edeceğim.
Onu sevmeye devam edeceğim.

Onu uzaktan izlemeyi seviyorum.
Uzun bi süre hayatıma birini dahil etmek istemiyorum.
Bu duyguyu doya doya yaşamak istiyorum.
Bu acıyı çekmek istiyorum.

Belki birine aşık olurum
bu engelenilcek bir şey değil ama aşık olmamak için bütün önlemleri alacağım.
Kimseyle tanışmayı düşünmüyorum.
Etrafa bakarak yürümem zaten ama artık hiç bakmıyorum.
Karşı cinsi yanıma yaklaştırmıyorum, yaklaşmıyorum.

Bakalım bu ne kadar devam edecek :)



27 Kasım 2011 Pazar

Seni anlattım yine.




Bitecek elbet.
Elbet bir sabah seni düşünmeden başlayacağım güne.
Seni unutmak, tamamen bitirmek; aylarımı hatta belki yıllarımı alacak bilmiyorum
ama dedim ya bitecek.
Sen içimde biteceksin.

Kalbime yakışmıyorsun.
Senin orada daha fazla yaşamanı istemiyorum.
Canımı her geçen gün biraz daha yakmanı istemiyorum.

Gözlerimin önünde o kızla yaşadığın aşk,
Her geçen gün beni senden uzaklaştırıyor.

Ben ayrıldığımızdan beri senin gelmediğin, sensiz geçirdiğim günleri sayıyorum.
3 gün,
5 gün,
10 gün ,
15 gün,
18 gün !
Evet sevgilim bu gün tam 18 gün oldu.
18 gün çok değil diyeceksin elbet haklısın belki de kendince.
Ancak bana yaşattıklarına bakınca 18 gün çok uzun bir zaman.
Çünkü yalnızca biz ayrılalı değil,
Sen ve o; sevgili olalı,
sen ve o; 'siz' olalı da 18 gün oldu.
Beni üzen de bu, beni içten içe öldüren de bu.
İşte bu yüzden 18 gün çok uzun bir zaman.

18 gündür yaşadığınız aşkı izliyorum.
Onun sana söylediği, senin ona söylediğin aşk sözlerini görüyorum haberlerinizi alıyorum oradan buradan.

Onu da özlüyormuşsun mesela görmeyince.
Evleriniz de yakınmış, okullarınızda.
Ailesi de seviyormuş seni.
Mutlusun ya işte ben bundan rahatsız oluyorum.

Evet doğru duydun mutlu olaman beni rahatsız ediyor.
Bensiz mutlu olman beni rahatsız ediyor.


Sana artık asla sarılamayacak olmanın düşüncesi beni bitirse de
Seni çok fazla özlesem de,
seni asla affetmeyeceğim.

Hoş sen zaten gelmeyeceksin ya neyse.

Bir gün sana "istersem senden vazgeçebilirim" dediğimde 
"ağlayan yine sen olursun, çok ağlatırım" demiştin gülüp geçmiştim.
İşte tam da o an seni ciddiye almalıymışım.

13 Kasım 2011 Pazar

Vazgeçtim Gibi Yaptım.


Duyduğum bi kaç şey yüzünden ondan ayrıldım.
Sormadım 'Bunları duydum n'oluyor' diye.
Çünkü gerçekten yoruldum.
Söylediği her şeye inanmaktan,
Haklıyken haksız duruma düşmem için her şeyi yapmasından yoruldum.

Dediğim gibi; ayrıldım.

Ertesi gün okuldan çıktığımda facebook profiline baktım bakalım n'yapmış diye.
Bir de ne göreyim ?
Bana arkadaşım dediği kızla ilişki yapmış.

Onlar sevgili olmuş.
Ayrılığımızın üstünden 1 gün bile geçmeden.

Yol boyunca ağladım.
Eve yaklaşınca dayanamadım aradım.
Telefonu açınca "kimsin ?" dedi
Numaramı silmiş !

Dün yaptığından sonra hak etin diyor.
Ondan ayrılmam suçmuş gibi gösteriyor.

Ondan nefret ettiğimi söyledim, lanet olsun ki ağlayarak.
Ağlamamam lazımdı yapamadım.
Sonra konuşmasına izin vermeden kapattım.
Mesaj attı.

Ona yargısız infaz yapmışım.
Dinlemeden ayrılmışım.
Elinden hiç bir şey gelmemiş.
Gidene gitme diyemezmiş.
Sıralamış yine.

Ağladım ağladım.
Sinirden koca gece titredim.
Mesaj attım, cevap vermedi yine attım.

Ve bu gün karşılaştık.
Konuşmadım.
Konuşayım diye baktı, bekledi, konuşmadım.

İçim gitti.
Boynuna atlayıp Seni Seviyorum diyesim geldi tuttum.
İyi de yaptım.

Artık Zırtapoz Yok !